About this Site
Create your own website today!
Update your website
Vote for this Site
Message Board
Statistics
Refer This Site
To A Friend
The NA Home

Overview
The Natural Approach
Application
From Theory to Practice
How to Apply the Approach
How We Applied It
Treatment of Errors
Theory
Language Acquisition Theories
LA Theories (Part 2)
LA Theories (Part 3)
LA Theories (Part 4)
Computers and L2 Acquisition
CALL and Acquisition
Computer Supported Learning
The Role of Innate Knowledge
Innate Knowledge in L1 and L2
Plato and Chomsky
Domain Specific or General
Piaget and Skinner
Nativism
Wanna Contraction
Universal Grammar
Turkish Learners
Summary
The Role of Receptive Skills
From Reception to Production
Studies
Experimental Design
Leisure Time Activities
Conclusion
Online Sources
The Internet TESL Journal
TESOL Articles Online
TESL EJ
English Proficiency Plus
EFLWEB Magazine
Hands on English
NCLEnotes
CALL Journal
Teach English
Other TESL/TEFL Web Sites
Ellidokuzoglu on Krashen
Educational Technology
Krashen and SLA Theories
NCLE Eric Digests
Multilingual Research Center
EL Easton
Library
NCLE Publications
Language Education Associates
ALI Applied Linguistics Index
Books
Articles in Turkish
Temel Prensipler
Edinme - Ögrenme
Dil Edinim Cihazi
Dil Bilgisi
Edinimi Hizlandirma
Yeni Yuzyilda Dil Ogretimi




YABANCI DiL ÖGRENiMiNDE TEMEL PRENSiPLER
Hasanbey Ellidokuzoglu


  NEW! Poetry and Doll Maker with Galleries!     [Learn About Our Ecommerce]
Graphics Gallery!


11. EDiNiM SÜRECi NASiL HIZLANDIRILABiLiR?

Edinim sürecinin yavas isledigi bir gerçektir. Ancak edinilmis bilginin kaliciligi ve dogal dil kullanimi için gerekliligi düsünüldügünde sabretmeye deger oldugu da apaçiktir. Edinim süreci korkuldugu kadar da yavas degildir. Örnegin yukarda bahsedilen deneyde, ayni askeri lise hazirlik sinif ortamini paylasan her iki grubun üyeleri ayni miktarda zaman ve çaba harcamis fakat edinim grubu daha basarili olmustur. Edinim grubu yüzlerce saat dinleme binlerce sayfa okuma yaptigi ayni süre zarfinda ögrenim grubu binlerce gramer alistirmasi yapmistir. Alinan sonuçlar bize sinif sartlarinin edinim için uygun bir ortam teskil edebilecegini göstermektedir.

Krashen'a göre yabanci dil edinmeye yeni baslayanlar için sinif ortami dogal ortamdan daha faydali hale getirilebilir. Sifirdan dil edinmeye baslayanlar için dogal ortamda duyulan mesajlarin büyük bir kismi gürültüden farksizdir. Iyi düzenlenmis bir sinif ortami, dogal ortamda bir haftada toplanabilecek "anlasilabilir" mesaj miktarini ögrenciye bir günde belki birkaç saat içinde sunabilir. Bu ise edinim sürecinin oldukça hizlandirilmasi demektir. Sinif ortaminda aldigi anlasilabilir mesaj bombardimani ile bilinçalti bilgisini yeterince gelistirien kisi artik dogal ortamda kendi basina mesaj toplama isine girisebilir. Zaten Krashen'a göre sinif ortaminin temel fonksiyonu kisiyi dogal ortamdaki mesajlari anlayabilecek seviyeye ulastirmaktir.
 
Ancak her zaman ikinci dilin konusuldugu dogal ortama gitmek kolay olmayabilir. Nitekim Ingilizce'yi yabanci dil olarak ögrenenlerin çogu bu konumdadir. Fakat bu edinmenin gerçeklesemeyecegi anlamina gelmez. Bitki yetistirme tekniklerinden biri ile konuyu aydinlatalim. Japonya gibi toprak problemi çeken ülkelerde topraksiz sebze/meyve yetistirme teknigi kullanilmakta, egimli bir düzeye kökleri havada asili kalacak sekilde yerlestirilen bitkilerin köklerine toprakta bulunan gerekli mineraller direkt olarak püskürtülmektedir. Böylelikle suni bir ortamda dogala yakin verim elde edilebilmektedir. Bitki gelisimini saglayan asil etken ortamdan ziyade topraktaki minerallerdir. Ayni sekilde Ister dogal ortamda ister suni sinif ortaminda olsun önemli olan DEC'i harekete geçiren anlasilabilir mesajlarin varligidir. Bu sart saglandigi müddetçe kisi degil sinifin yapay ortaminda uzayda bile yeni bir dili edinebilir.
 

12. EDiNiM SÜRECiNi HiZLANDIRAN MESAJLARiN ÖZELLIKLERi NELERDiR?

Edinim cihazini harekete geçiren mesajlarin iki temel özelligi vardir: anlasilabilirlik ve ilgi çekicilik. Hiç bilmediginiz bir dilde yayin yapan bir radyoyu yillarca dinlesiniz de hiç birsey edinemezsiniz çünkü dinlediklerinizi anlayamazsiniz. Ancak ayni dilde televizyon seyrederseniz yavas yavas da olsa edinme gerçeklesir, zira görsel ipuçlari duyulan mesajlari az da olsa anlasilabilir hale getirir. Seyrettiginiz programlarin ilgi çekici olmasi da anlasilabilir olmalari kadar önemlidir. Bu açidan haber programlarindan çok ilgi çekici filimler seyretmek daha faydalidir. Filimleri altyazili olarak seyretmek ise anlasilabilirligi ve dolayisiyle edinimi müthis dercede hizlandirir. Çogu Avrupa ülkesinde Ingilizce'nin çok iyi bilinmesinin temelinde iyi bir yabanci dil egitim sisteminden ziyade orjinal Ingilizce filimlerin kendi dillerinde altyazili olarak yayinlanmasi yatar. Altyazili filimlerin yüzlercesini seyreden izleyiciler bir müddet sonra artik altyaziyi okumadan filimleri anlayabilecek seviyeye ulasmaktadirlar.
 
Türklerin dünyada en basarili olduklari konulardan biri, MAALESEF, filimlerin seslendirmesidir. En azindan, sigara içme veya trafik kazasi oranlarimiz kadar zararli olan bu hasletimiz, milyarlarca liramizin yabanci dil egitim kitaplari vasitasiyla disariya akmasina, binlerce insanin onca zamanini ve parasini gramer merkezli yabanci dil "ögretim" programlarina harcamasina yol açmaktadir. Öyle ki, Ingiliz firmalarinin en çok gelir topladigi ülkelerden biri Türkiye'dir. Yani basimizda Yunanistan, bizden çok farkli olmayan yabanci dil egitim kalitesine karsin, filmleri altyazili olarak yayinlamak suretiyle vatandaslarinin Ingilizce becerilerini bizden çok daha ileri seviyeye getirebilmektedir.
 
Bütün bunlara ragmen Türkiye artik yabanci dilde (özellikle Ingilizce) anlasilabilir ve ilgi çekici mesaj bulma açisindan fakir bir ülke olmaktan çikmistir. Asagida kullanilabilecek yazili ve sözlü mesaj kaynaklari birer birer ele alinmistir:
 
a. BASiTLESTiRiLMiS HiKAYE KiTAPLARI (GRADED READERS)

Piyasada bol miktarda bulunan bu kitaplar anlasilabilir ve ilgi çekici mesaj sunma adina önemli bir boslugu doldurmaktadirlar. Baslangiçtan ileri seviyeye kadar farkli okuyucu kitlesine hitap eden bu kitaplarin seçiminde dikkat edilecek husus kisinin halihazirdaki seviyesinin ne çok üstünde ne de çok altinda olmasidir. Bunun kabaca ölçüsü arada bir bilmedik kelimeler çiksa da bir kitabi sözlüge bakmadan okuyabilmektir. Bu seviye tesbit edildikten sonra ayni seviyede ard arda kitap okunur. Okunan kitaplar çok basit gelmeye baslayinca bir üst seviyeye geçilir ve böylece en üst seviyeye ulasilir.
 

b. TERCÜMESi OKUNMUS (FiLMi SEYREDiLMiS) KiTAPLAR

Basitlestirilmis hikaye kitaplarinin en üst seviyesi ile normal okuyucular (native speakers) için yazilmis kitaplar arasinda bir uçurum bulunmaktadir. Dolayisiyla en üst seviyedeki hikayeleri kolayca anlayabilen bir kisi normal romanlari okumada zorluk çekmekte, defalarca sözlüge bakmak zorunda kalmakta bu ise akiciligi engellemektedir. Dil ediniminde anlasilabilirlik ve ilgi çekiciligin öneminden bahsetmistik. Her sayfada onlarca kelimeye bakma ihtiyaci dogdugunda artik roman etkin bir mesaj kaynagi olma özelligini yitirir: hizin kesilmesi mesaj miktarini azaltir, sürekli sözlüge müracat bikkinlik getirir. Bu problemin bir çözümü, Türkçe tercümesi okunmus olan (veya ilgili filmi seyredilmis olan) bir romanin Ingilizcesini okumaktir. Bu teknik anlasilma problemini çözse de ilgi çekicilik kriterine takilabilir zira sonunu bildigimiz romani çogu zaman okumak istemeyiz. Ancak burada kisi kendi kendini motive edip hosuna giden bir romanin yabanci dildeki versiyonunu okumaya kendini ikna edebilir. Bu, en azindan, SIKICI gramer kitaplari ile ugrasmaktan daha motive edici ve daha hizli edindiricidir.
 
c. SES KASETLERi
Piyasada her seviyede anlaºilabilir mesaj sunan dinleme setleri (kitap+kaset) mevcuttur. Ancak bu setlerin seçiminde dikkat edilmesi gereken husus dinleme aktivitelerinin gramer ögretmeye yönelik olmamasidir. Bu çesit dinleme setleri ilgi çekici olmaktan uzaktirlar. Bunun en çarpici örnegi American Langauge Course serisinin dinleme kasetleridir. Piyasadaki hiçbir dil ögretim setinin sahip olmadigi, yüzü askin miktariyla ALC kasetleri etkin mesaj kriterlerinden hemen hiçbirine sahip degildir. Cümle seviyesinde bol miktarda anlamsiz tekrarin bulundugu ve ögrencinin dinledigini düsünmesine bile gerek kalmadan tekrar etmesi için bosluklarin birakildigi kasetlerde mesaj miktari olduça seyrektir. Ve bundan da kötüsü belli bir gramer kuralini ögrencilerin beynine islemek maksadiyla düzenlenmis alistirmalar bikkinlik vericidir. Bu sekilde hazirlanmis yüzlerce kasedi dinlemektense piyasada bulunan anlamli metinlerle ilgili dinleme aktivitlerini içeren setlerini kullanmak daha etkilidir. Özellikle hikaye kitaplarinin ses kasetleri bu konuda ideal mesaj kaynagi olma konumundadir. Kitabi okunup anlasildiktan sonra dinlenecek bu kasetler sayesinde edinim süreci oldukça hizlandirilabilir.
 
d. ViDEO KASETLERi

Süphesiz ki filmler ilgi çekicilikleri ile en önemli mesaj kaynaklarindan birini teskil etmektedir. Ancak yabanci dil ögrenenler için orjinal filimleri anlamak oldukça zordur. Ileri seviyedeki ögrenenler bile orjinal filmlerin kaydadeger bir kismini anlayamamaktadirlar. Bu sorunun bir çözümü filmleri altyazili olarak seyretmektir. Ancak anadildeki altyazi okunurken, sözlü olarak gelen yabanci dildeki mesajlara dikkat edilememekte bu da mesaj miktarini azaltmaktadir. Bu sorunun çözümü ise önce altyazili olarak seyrettigimiz filmi altyazisini kapatarak tekrar seyretmektir. Mümkünse (bikmamak Sartiyla) ayni filmi tekrar ve tekrar seyretmeliyiz. Her seyrediste anlama oranimiz ve dolayisiyle edinme hizimiz artacaktir.

Orta seviyenin üstündeki kisiler için filmlerin anlasilabilirligini artiran diger bir etken de filimlerdeki konusmalarin yazili dokümüdür. Internetteki bazi siteler bu hizmeti sunmaktadir. Herhangi bir arastirma motoruna (search engine) girip "moviescript" veya "filmscript" anahtar kelimesi yazildigi takdirde ilgili sitelere ulasmak ve yüzlerce filmin konusmalarinin yazili dökümünü almak mümkündür. Baska bir kaynak da isitme özürlü kisiler için hazirlanmis Ingilizce altyazili Ingilizce filmlerdir (closed captioned films). Bu çesit filmler anlasilabilirligi yüzde yüze varabilecek kadar artirmaktadir; ancak Türkiye sartlarinda temini (simdilik) zor gözükmektedir.
 
Teknolojinin hizla ilerlemesi sayesinde kavustugumuz DVD cihazi da bu ihtiyacimizi karsilayabilir. Bir filmi sekiz farkli dilde seslendirebilen ve 32 dilde altyazi sunabilen kapasitesi ile DVD filmleri gelecegin dil ögretim programlarinda önemli rol oynayacagini kestirmek zor olmasa gerek.

e. INTERNET

Internet ilk çiktigi günden beri zengin bir yazili mesaj kaynagi durumunda idi. Ancak internetin sesli mesaj saglama imkani son yillarda erisim hizinin artisiyla mümkün olabilmistir. Artik uygun konfigürasyona ve TV kartina sahip bir bilgisayarla
CNN, CNBC gibi televizyon kanallarini; Voice of America, NPR gibi radyolari dinlemek kolaylasmistir. Ayrica internetteki sayisiz site, yabanci dil ögrencileri için dinleme aktiviteleri sunmaktadir. En yaygin olarak kullanilan dinleme sitelerinden ikisi 'ESL Lab' ve 'English Listening Lounge'dir.
 


SONUÇ
 
Dünyanin hizla küçülerek küresel bir köy haline geldigi çagimizda yabanci dil bilme her zamankinden daha fazla önem arzetmeye baslamistir. Devinimin genelgeçer kural haline geldigi bu dönemde temelde degismeyen veya degismesi gerekmeyen bazi seyler de var: yeme, içme, üreme, dil edinme gibi. Ancak insanoglu, genetik mirasinin kendisine sundugu harika dil edinim kapasitesinin islevselligini teknolojik birikimin sagladigi imkanlarla optimum seviyeye ulastirma imkanina sahiptir. Bu hedefe ulasmada önündeki tek en önemli engel, dili içgüdüsel kapasitesini kullanarak EDiNME yerine, herhangi baska bir konuyu ÖGRENiR gibi talim etmeye çalismasidir. Dil edinimi için dogal donanima sahip insanoglu için yeni yeni dilleri edinmek bir eziyetten çok bir zevk haline gelmesi isten bile degildir. Yeter ki takip edecegimiz yolu kestirelim; kestirme yol varken dolambaçli yollarda kaybolup, ümidimizi kesmeyelim.
 





KAYNAKÇA
 
Chomsky, N. (1986) Knowledge of Language: Its Nature, Origin and Use. New York: Praeger.
 
Isik, A. (2000) The role of input in second language acquisition: more comprehensible input supported by grammar instruction or more grammar instruction? ITL Review of Applied Linguistics. 129:225-274
 
Jackendoff, R. (1997). The architecture of the language faculty. Cambridge, Mass: MIT Press.
 
Krashen, S.D. (1985) Input Hypothesis: Issues and Implications. London: Longman.
 
Krashen, S.D. (1998) Has whole language failed? ESL Magazine. 1/6:8-10. 

Krashen, S.D. & Terrell, T. (1983) The Natural Approach: Language acquisition in the classroom. New Jersey: Alemany Press.
 
Pienemann, M. (1989) Is language teachable? Applied Linguistics 10:52-79
 
Pinker, S (1994) The Language Instinct. New York: William Morrow and Company, Inc.
 
Sari, R. (1996) The effect of receptive skills on productive skills. Yayinlanmamis master tezi. 9 Eylül Üniversitesi.
 
VanPatten, B. (1990) Attending to content and form in the input: An experiment in consciousness. SSLA 12: 287-301
 
Winitz, H. (Ed.)(1981) The comprehension approach to foreign language instruction. Rowley: Newbury House
 
Zobl, H. (1995). Converging evidence for the "acquisition-learning" distinction. Applied Linguistics. 16: 35-56.
 
 

HOME


Sign Guestbook

View Guestbook

Language Translator

© Vedat Kiymazarslan, 1997-2007

Domain Lookup
         www..
Get www.yourdomainofchoice.com for your site with services!




.

 
Any WordAll WordsExact Phrase
This SiteAll Sites
Visitors: 07590
Page Updated Thu May 11, 2006 7:26am EDT